14 Ocak 2014 Salı

Sütyen kopçası ve Erkek

O filmlerde gördüğünüz deliksiz sevişme sahneleri var ya, yalan onlar; ya da kadınlarda sütyen yok.

Ateşli bir öpüşmeyle başlar, dokunuşlar, kıyafetleri çıkarmalar derken sıra sütyen kopçasına gelir.. bütün büyü bozulur çünkü erkekler sütyen kopçalarını açmakta müthiş beceriksizdir. Bi de açmak için inat ederse vay halinize :) kopçayı görebilmek için sizi önüne alır, çekiştirir; yardım kabul etmez, kopçayı; onu koparmakla tehdit eder :D

O kopçayı açtığında ise zafer kazanmıştır adeta.

Anlamakta zorlanıyor insan di mi, ufacık şeyi nasıl açamadıklarını :D

Şimdi filmleri izlerken kopça açmaya çalışma kısmını da hayal etmeye çalışın, çok eğlenceli oluyor :) o devasa, yakışıklı, seksi, adeta her yerinden arzu fışkıran mükemmel şey tam bi aptala dönüyor :D


18. yy'da yaşamış erkeklere selam :) şimdiki erkekler şükretsin.
Hadi öptüm.
N.

13 Ocak 2014 Pazartesi

Çekim nasıl gerçekleşir?

Otobüste hep karşılaşıyosun. Durakta ya da, ne bileyim belki de markette.. Bakıp bakıp geçiyosun, zaten o da sana bakıyo adeta punctum; sonra studiuma dönüşüyo. Bu ilginç alışveriş, çekim belki de; ne garip di mi?

Bişey var. Ne, ne olduğunu biliyosun ne de nasıl olduğunu ama var olduğu kesin.

Hayır çocuk yakışıklı da değil di mi? Ya da kız öyle ahım şahım güzel değil; zaten bu çekimin kriterinin güzellik olduğunu sanmıyorum. Ne garip.

Ortak yanı var mıdır acaba bu çekimleri yaşayanların, bu çekimin nedeni ne?

Düşünün.
N.

30 Aralık 2013 Pazartesi

Klozetlerde su akıtan musluğun önemi.

Birkaç gündür Bulgaristandaydım;

Müthiş bir doğa, yemekler;  içkiler; insanların tavırları; mekan;  şarkılar; oyunlar; Türkiye’de hayatınız boyunca yaşayamayacağınız bir eğlence; her şey o kadar mükemmel.

Fakat insanız biliyorsunuz ve sıçmamız (bu şekilde yazdığım için üzgünüm ama gerçek bu) gerek (endişenemeyin bu arada, Angelina Jolie de sıçıyor; yalnız değiliz yani). Neyse, işin sonunu düşünmeden;  (ki de normalde düşünmeniz de gerekmez) yaptınız büyük tuvaletinizi. Klozetin arkasındaki vanaları tek tek deniyorsunuz; hangisinden su aktığını bilmediğiniz için.. fakat hiçbirini çevirdiğinizde su akmadı. Bozuk mu? Hayır.

Az önce sıçmamıştınız, işte şimdi sıçtınız; çünkü bu tuvaletlerde öyle su falan yok.  O anki çaresizliğinizi hayal edin. Umarım restoranda böyle bir şey yapmamışsınızdır, çaresizliğinize bir de panik eklenmiştir kesin.

Hayır herkes o kadar rahat davranıyor ki (tam Türkiye’deki siyaset sistemi gibi; adamlar milyon dolarlar götürdü ama kimse öyle bir şey olmuş gibi davranmıyor) ; sanki tuvaletlerinden ezelden beri su akıyormuş da bu sorunu yaşayan bir benmişim gibi.

Azcık para verelim şunlara da klozetlerine musluk taktırsınlar, verdiğimiz vergilerin nereye gittiği belli değil zaten (aslında çok belli de neyse); bari sağlıklı bir şey yapmış oluruz.

Musluklarımıza şükredelim.
Sınırı geçince herkesin tuvalete koştuğunu gördüm ama çaktırmadım.
Sevgiyle kalın.

N.


26 Aralık 2013 Perşembe

Belirsiz

Hayat çok ilginç. Önünüze neler çıkaracağı hiç belli olmuyor. Ama böyle çok güzel.

Sevgiler
N.

24 Aralık 2013 Salı

Cesarete gel!

Ne biçim bi hafta?

Huuu! Dedikodular gırla.

Bak sen bana namus ayakları yapanlara? Hadi ben biliyordum zaten biriyle birlikteyken gidip başkalarıyla da yattığını; ama bilmediğini sandığım insanlar da biliyormuş :D

Demek bana, biz kimin ne olduğunu biliyoruz dediklerinde bunun sağlam bir dayanağı varmış.

Ya bi de sen gidip benim en yakın hissettiğim insanla bunu nasıl yaptın? Haberim olmayacağını mı sandım tatlım? Ooo coorli! Çok safmışsın.

Bak şimdi ne dicem. Belki uzun zaman alcak ama -mutlaka olacak- görüştüğümüzde artık yüzümde can sıkıcı, rahatsız olmuş bir ifade göremeyeceksin. Dönüştü o, alaycı; küçümseyen ve senin ne yaptığını bilen bir gülümsemeye.

Hadi öptüm.
N.

23 Aralık 2013 Pazartesi

Hobbit : Smaug'un Çorak Toprakları


İnsanı canlı canlı öldürcek bunlar. Arkadaşım bir filmde bu kadar insan üstü yaratık mı olur? İnsanız biz insan, dayanma gücümüz de bi yere kadar.


Hayır Legolas (bkz. Orlando Bloom) var zaten, ne gerek var Bard (bkz. Luke Evans)'a? Tauriel'inki de çok fena; Kili (bkz. Aidan Turner-Allah ne biçim yaratmış di mi?)

Ay baktı; Allahım kıza ne dedi yaaa(bebeğiim, yerimm); Anaa nasıl dokundu eline..;  Ok atışına bak şunun yaa; Oha ne biçim kayıkçı o?; offf ; derken filmden bişey anlamıyosun zaten.

Burdan yapımcılara sesleniyorum; Yardırın be gülüm!


Not: Biscolata'cılardan bir yılbaşı sürprizi daha bekliyoruz ona göre.
N.




Luke Evans
Aidan Turner





21 Aralık 2013 Cumartesi

Sanatçı?

Fotoğrafın sanat camiasında girmesi konusundan bildiğimiz ve eserleriyle göz kamaştıran sanatçılar var. Oscar Gustave Rejlander, Julia Margaret Cameron, Henry Peach Robinson. Diğer dallardaki birçok sanatçı yaptıklarının sanat olmadığını, bunun fotoğraf makinesinin bir becerisi olduğunu iddia ettiler. 


Oscar Gustave Rejlander - Two ways of life

Henry Peach Robinson - Fading Away

Julia Margaret Cameron - Esin Perisinin Fısıldayışı


Bu fotoğrafların, birleştirme tekniği; düşünce aşaması, yapım aşaması nasıl ki bize dönemin özelliklerini, dönemin ruhunu, dönemin akışını en sadece şekliyle anlatıyorsa ilerleyen dönemlerimize de Ali Alışır'ın eserleri aynı etkiyi sunacak.
Ali Alışır - virtual wars

Ali Alışır - virtual bodies

Ali Alışır - Virtual Places
Fotoğraf üzeriden konuşursam, sanatçı ayrımını yapmakta güçlük çekiyorsunuz ama bu adamın eserlerini gördüğünüzde işte diyorsunuz, sanatçı bu.

N.



20 Aralık 2013 Cuma

Kendim gibi sanıyorum sizi. (Benim neden arkadaşım yok?)

Her zaman söylerdim ben, kızan arkadaşlarım olurdu. Kızmayın. Hepiniz biliyorsunuz ki bu dünya çıkar dünyası ve ben sizin gibi çıkarlarım doğrultusunda yaşamadığım için sizin gibi de düşünemiyorum.

İhtiyaç duyduğunda ya da kendi arzusu olduğunda benimle görüşen, bağlantı kuran; kendi istemediğinde ya da ihtiyacı olmadığında benimle bağlantı kurmayan insanalar kızıyor üstelik bana. Yapmayın!

Bulunduğunuz durum ya da mekandan biraz uzaklaşın, daha önce düşünüp söylediğiniz ve şuan yapıyor olduğunuz şeyleri bi kıyaslayın. Fena tezatlar di mi? Siz kendi kişiliğinizi oturtamamışsınız daha, siz kendinizle çelişiyorsunuz kuzum.

Beni tanıyorsunuz, bu davranışlarınızın beni ne kadar üzebileceğini benden daha iyi biliyorsunuz; merak etmeyin, özellikle yaptığınızı biliyorum. Canımı acıtmak için, benden üstün(?) olduğunuzu kanıtlamak için. Farkında mısınız yalnız, yürüdüğünüz yolun zeminini ben olmasam atamayacaktınız?

Şimdi ne mi olacak? Eskisi gibi. Ben olmayacağım.

N.



Cemaat & Akp / Action

Naptılar, nasıl oldu bilmiyorum ama iki taraf birbirine öyle bir girdi ki..

Lan ülke bizim, ülke halkın ve tüm halk ağzını açmış bu taht kavgasını seyrediyor. Bu türk milletinin aklı başına gelmicek.

Benim gözüm doldu.

N.

16 Aralık 2013 Pazartesi

Bakar mısınız?

Sistemi bir eleştiriyor. Fena.

Bölümlere ayrılmış bir oyun ve ülkenin içinde bulunduğu durumu oldukça trajikomik bir şekilde anlatıyorlar. İzlemenizi tavsiye ederim.

Sinan Bengier, Umut Oğuz, Hilmi Erdem baş rollerde.

N.

12 Aralık 2013 Perşembe

Rüyaya gel!

Ya bi gemiden iniyorum ya bi uçaktan. Yanımda bi kızla, kızı çok iyi tanıdığıma eminim.

Tolga! Tam karşımda hem de. Başımı sağa çeviriyorum; selam vermek istemiyorum, benimle konuşmaz diye düşünüyorum çünkü, hem gördüğümü belli edip yanımdaki kızın dikkatini ona çevirmek istemiyorum. Kız görürse tüm yüzsüzlüğüyle ona gidecek, biliyorum. Yürüyorum sağa doğru.

Kolumu bir el kavrıyor ve yavaşça yüzümü kendine doğru ceviriyor. Tolga! Sarılıyorum, sımsıkı (o sarılmaz zannediyorum, o da sarılıyor). Elimi tutuyor, hızlıca yürüyoruz; bir yere yetişmeye çalışıyoruz; anlayamıyorum. Bir geminin önünde duruyoruz, hareket etmek üzere; bindiriyor beni hızlıca ve gemi hareket ediyor.

Demek amacı buymuş diyorum. Gemi uzaklaşıyor, adım atma mesafesini geçti; atlamasını beklemiştim ama yapmadı. Umutsuzluk içinde onu seyrederken, gemiye doğru zıplıyor; son anda elleriyle tutabiliyor demirleri ve yanıma geliyor.

"Gidiyoruz burdan, bundan sonra benimle birlikte yaşamanı istiyorum. Ne olursa olsun asla yanımdan ayrılma, seni bir daha kaybetmek istemiyorum.." diyor. Sıkıca sarılıyorum.

Ve uyanıyorum.

10 Aralık 2013 Salı

Arkadaşımın aşkı bana aşık olursa!

Bi arkadaşımın sevgilisi aradı. Açtım;

"Konuşma şimdi, ben sana deliler gibi aşık oldum. Yanınızdan ayrıldığımızdan beri sürekli seni düşünüyorum. Ben hayatımda senin kadar güzel bi kadın görmedim, bakışın, mimiklerin, sohbetin; resmen sana tapıyorum. Ne istersen söyle yapacağım. Yeni bi hayat kurarız, hiç kimseden; hiçbi şeyden korkum yok. Seni çok mutlu edeceğim, nolur bana bi şans ver. Benim hayatımda biri olabilir, senin de olabilir; böyle diye kendi istediğimiz hayatı yaşamaktan korkalım mı, kaçalım mı istediğimiz hayattan?"

Şok oldum. Hayatımdaki hiçbir erkek bu kadar cesur olmadı, cesur olsalar çok daha farklı bir hayatım olurdu.

N.


Dipnot: Bu erkekler nerden çıkıyo böyle tek tek, daha önce nerdelerdi? Kapıldıysa iyidir. Düz mantık bunlar yemin ederim.

Dipnot 2: Bu yeni nesil erkekler nedir böyle ya, devrelerim yanıyo! 

28 Kasım 2013 Perşembe

Korkutucu toprak koltuklar

Gözlerimi açıyorum,

Küçük bir odadayım, birine şiddet uyguluyorlar; kurtarmak için mi ordayım bilemiyorum ama ben gelince her şey değişiyor.  Tesadüf o ya, bi banka soygunundan kaçan kişilerin yüzlerini görüyorum. Beni bi araca doldurup denize doğru götürüyorlar fakat bir süre sonra neden bilmiyorum indirip biz sizi karşıda bekliyoruz diyorlar.

Biz de Vildan ve ailesinin yardımıyla (İzmir'in tüm kıyıları yıgın yıgın toprak şehir yok nerdeyse ve ben bu toprak yığınlarını daha önce de gördüm) yığın haline getirilmiş kıyıdaki topraklardan geçiyoruz, Göztepe tarafına ulaştığımızda adamları görüyorum ve bir trenin arkasına saklanıyorum; görmezler beni;deyip geri dönüyorum..

Tanrım bu da nedir?

Tüm köye topraklardan ve yaslanma kısımları uzun sandalyeler yapmışlar ve tüm halkı oturtmuşlar onlara, halk da genç insanlardan oluşuyor, en yaşlısı 25 yaşında, ilginç bir köy :)

Fark edilmeyeceğimi sandığım bir yere oturdum fakat hemen buldular beni (öldüreceklerini biliyorum ve beni serbest bırakmaları için beni bulan çocuğu ayartmaya çalıştım hatta neredeyse yattım çocukla ama işe yaramadı) Beni ve birini'i köyün güzeli ve yakışıklısı seçtiler, plan yapıyorlar yanımızda; şöyle yapıp öldürelim zaten kaza olduğunu göreceği için millet sorun olmayacak vs vs..

Başımı sola çeviriyorum, yanıma bağladıkları insan; Tolga..

Uyanıyorum, ter içindeyim; kaç gündür sırt üstü uyuyamıyordum ve şuan sırt üstü uyuduğumu fark ediyorum. Bu ameliyat iyi geldi.

16 Kasım 2013 Cumartesi

Ayyar Hamza (Konya DT)

Geçen Arap Abdo diye bi oyuna bilet aldım. Oyuncu rahatsızlanmış, yerine başka bir oyun gelmiş.

Konya Devlet Tiyatrosu "Ayyar Hamza".

Eğlenceli bir oyun, karmakarışık aşk işlerinin içinden öyle güzel sıyırıyor ki Hamza aşıkları; kendi bile şaşkın.



15 Kasım 2013 Cuma

Bu Ne Biçim Hikaye Böyle

Bu blogun isminin nerden geldiğini göstereyim mi?
Her daim içimde bulunduğum durumla nasıl bağdaştığını anlayacaksın. Sadece sözlere odaklan..



Aman Tanrım! Burda bir ölü var! Bunun katili de sen olmalısın!

Gözlerimi açıyorum,

Mis gibi bir yerdeyim, yemyesil bir çayır; gökyüzü şahane, cennet gibi.. Dev bir ağac var sol altın oran noktasında..

Birinin yanındayım ya da o benim yanımda, vildan yahut zü; hatırlayamıyorum. Bir yılan beliriyor; öldürecek bizi, öyle bir saldırıyor ki anlatamam.. nasıl oluyor bilmiyorum ama yanımdaki insan onu öldürmeyi başarıyor, gövdesinde küçücük bir yara acıyor ve yılan uzaklaşıyor bizden can çekişiyor kıvrana kıvrana; koşarak biz de ondan uzaklaşmaya çalışıyoruz ve koşup bulunduğumuz çayıra kuş bakışı bakabilmeye başladığımızda kanımız donuyor..

Çayırda devasa büyüklükte bir yılan var ve tüm çayırı kaplamış.
Ondan nasıl kurtulduk?
O devasa ve korkunç yılan nasıl minicik bir çizikle öldü aklım almıyor..
Nefes nefeseyim, ne; ne hissettiğimi biliyorum ne de ne hissetmem gerektiğini, hayatımda böyle bir şaşkınlık yaşamadım..

Öyle bir sıçrayarak uyanıyorum ki, kendimi karşıdan görsem eminim korkardım.
Telefonuma bakıyorum hemen, yılanın ne demek olduğunu merak ediyorum.. Saçma sapan şeyler yazıyor..

Ve Tolga'yı fark ediyorum.
Hayır!

Kalbimden nefret ediyorum!
Ölmeliyim, knock.

1 Ekim 2013 Salı

Andımız'ı da kaldırdılar..

İçip içip, sarhoş olup, hıçkıra hıçkıra ağlamak istediğiniz oluyor mu? Şuan tam da bunu yapmak istiyorum.

Ama orospu çocuğu hükumet içki satışını yasakladı 9 eylülde (bize inat sanki), hepimiz sustuk. Bugün Andımızı kaldırdı, hepimiz yine susuyoruz.

27 Eylül 2013 Cuma

Eski arkadaşların kilosuyla olan sorunum

En son liseden, üniversiteden hatırladığım arkadaşlar var ve hepsi fit, fit demeyelim de şişman değil diyelim.

Neyse ben de, bikaç ay önce sigarayı bırakana kadar 50 buçuk - 51, maksimum 52 kiloydum şimdi 54 buçuk falan (tabi vercem ben onları) ama böyle çok seksi olmuşum, belki şişman kalayım bi halta benzemeyeyim diye insanlar gaza getirmeye çalışıyolardır beni, bilmiyom.

Ne üzülüyodum hep ya, bunların hepsi fit şimdi bi de benim halime bak falan diye, üç kilo falan var halbuki ama üzülüyodum. Geçenlerde farkettim ki endişelencek birşey yok, onlar da genişliyor :D en kilo almıcak kız, damacana boy olmuşsa gerisi halt yemiş.


N.

Lanet Criminal Case

Criminal case oynadım uyumadan önce.

Allah belasını versin o oyunun. Uyumamla birlikte her yer kan gölü, öyle bir uyanışım vardı ki resmen kendimi uzaktan gördüm.

Gözlerimi açamadım bile korkudan, tamam dedim; geçecek bebeğim, açma gözünü, hadi dön bi tarafa, alışacaksın bu evde yalnız kalıp karabasan görmemeye, ya da göreceksin; bilemiyorum.

Hadi uyu, hadi uyu diye diye uyuttum kendi kendimi.



Dünyadaki her şey ne kadar ekşın görünüyo ama ne kadar sıradan lan. Az sonra uyucam bana müthiş ekşın mesela. Ya bi de biz ne kadar küçüğüz lan dünyaya bakış.

N.

Müdahale toplantısı (alınganlık mı yapıyorsunuz, kardeşime gelin)

Geçen kardeşime, şu amerikan dizilerindeki müdahale toplantılarından yapsak ya dedim. Hık mık dedi.

Dün akşam öylesine oturuyoruz abim, ben, bu.
Nasıl oldu bilmiyorum ama bir kustu içindekileri yeminle, müdahale toplantıları halt yemiş.

Ama kız haklı beyler, şu alınganlık huyumdan vazgeçsem çok iyi olcak. Daha doğrusu ben böyle insan gibi vazgeçemicem, üstüne üstüne gidip iyice gerilmem lazım. Bende de bi huy var, keçi gibi inat. Alınma işte ne alınıyon herşeye. Allah allah ya.

Hayatımdaki en değerli varlık kardeşim lan. Çok eğleniyom ben onunla, ama köpek; çok acımasız eleştiriyo.

Öptüm.
N.