Kadın Erkek İlişkileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kadın Erkek İlişkileri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

14 Ağustos 2015 Cuma

Erkeklerle ilişkilerim (Erkekler ne ister?)

Erkeklere ne yaptığım konusunda hiçbir fikrim yok ama totalde elim boş olduğuna göre yaptıklarım çok da işe yaramıyor.

Şöyle söyleyebilirim,

1- Anlamaya çalışan bir insanım, karşımdaki erkeği de anlamaya; derdini sıkıntısını sevincini paylaşmaya çalışırım.

2- Dinleyen bir insanım,  hem de yargılamadan; yani rahat olmasını sağlarım, bana anlattıklarını üç beş gün sonra yuzune söylemem hatta hiç söylemem; paylaştığı anda kalır.

3- Güvenirim, benim için; bana söylediği önemlidir; başkalarından duyduğum değil.

4- Kıskanmam, ufacık minicik şakalarla takılabilir belki biraz bozulabilirim bazen ama kıskançlık çok farklı bir şey ve onu kesinlikle yapmadım yapmam da.

5- Rahat bırakırım, dip dibe ilişki olmaz, nefes almalı; farklı insanlarla bir şeyler yapmalı sonra da birbirini özlemeli insan daha bi sıkı sarılmak için belki; yani sıkmam işte kısacası.

6- Değer veririm ve bunu gösteririm, prens gibi hissetse fena mı olur, zaten yanındaysam benim için öyle gibidir. Verdiğim değeri ve sevgiyi de göstermeyi severim.

Bunlara rağmen gördüğünüz üzere kaldırılıp öylece bırakılmış pipi gibi yalnızım ve anlam veremiyorum olan bitene.


Nedenini düşünüyorum, hatta birlikte düşünelim, yardım almak iyi gelebilir.
Hadi öperim.
N.

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Hıdır Aslan / Tanrı ve Kadın

"Bir toplumun uygarlaşması, o toplumun kendi geçmişini yargılamasıyla başlar. Kendi geçmişini yargılamayan bir toplumun uygarlaşması düşünülemez. Gerçi yargılama terimi geniş bir anlam taşır. Siyasal, kültürel, ekonomik, inanç ve insan hakları gibi konuları içermektedir. Bunlar içinde toplumun gelişmesinin önünde en büyük engel hiç kuşkusuz dini inançtır.

İnancını yargılamamış toplumların medeni dünyanın en gerisinde kalan toplumlar olduğunu tartışmaya gerek yoktur.

Günümüzde kadın hakkı diye bir hakkın tartışılması insanoğlunun en büyük ayıbıdır. Birilerinin hakkı tartışılıyorsa, onların hakları elinden alınmış olduğu içindir.

İnsan kendini koruyamadığı veya korktuğu doğa karşısında aciz kaldığı için çareyi tapınmada bulmuştur. Bu korkuya dayalı arayışlar Tanrıları yaratmıştır. Bu tanrıların hakim sınıflar için hiçbir anlamı TABİİ Kİ yoktur. Yoksulun yaratıp var ettiği inanç kurumları egemen sınıflar tarafından gasp edildikten sonra, halkı korkutmak ve kendi egemenliklerine boyun eğdirmek için kullanılmıştır.Böylece insanoğlu kendi yarattığı tanrıdan kendisi korkar olmuştur. Belki diyeceksiniz ki "İnsan kendi yarattığından korkar mı?" Korkar! Tıpkı atomu yapıp sonra da karşısında çaresiz kaldığı gibi.."


Semavi dinlerin tüm kitapları neden erkeklere hitap eder?
Kadın semavi dinlerin Tanrı'sına göre ikinci sınıf mıdır?
Erkek cinsi neden kadınların namusundan sorumlu olsun? Onların namusları neden bizden sorulmuyor?
Namus cinsel organ mıdır? Eğer öyleyse bize ait olan bir uzuvdan erkeklere ne?

Semavi dinlerin getirdiği süregelen erkek egemen sistem, savaşan; çatışan, üstünlük kurma çabası adına her şeyi mübah gören; eşitliksiz bir sistemdir ve kadın gücünü hiçe sayar.

Hiçbir toplum ataerkil sistemi haketmez, anaerkil olalım ve eşitlik, adalet, barış gelsin dünyaya.

Hadi, hep birlikte çalışırsak başarırız.

Ellerinize, kalbinize, düşüncelerinize sağlık Hıdır Bey. Yüreğimin en güzel yerindesiniz.

Öperim,
N.

14 Ocak 2014 Salı

Sütyen kopçası ve Erkek

O filmlerde gördüğünüz deliksiz sevişme sahneleri var ya, yalan onlar; ya da kadınlarda sütyen yok.

Ateşli bir öpüşmeyle başlar, dokunuşlar, kıyafetleri çıkarmalar derken sıra sütyen kopçasına gelir.. bütün büyü bozulur çünkü erkekler sütyen kopçalarını açmakta müthiş beceriksizdir. Bi de açmak için inat ederse vay halinize :) kopçayı görebilmek için sizi önüne alır, çekiştirir; yardım kabul etmez, kopçayı; onu koparmakla tehdit eder :D

O kopçayı açtığında ise zafer kazanmıştır adeta.

Anlamakta zorlanıyor insan di mi, ufacık şeyi nasıl açamadıklarını :D

Şimdi filmleri izlerken kopça açmaya çalışma kısmını da hayal etmeye çalışın, çok eğlenceli oluyor :) o devasa, yakışıklı, seksi, adeta her yerinden arzu fışkıran mükemmel şey tam bi aptala dönüyor :D


18. yy'da yaşamış erkeklere selam :) şimdiki erkekler şükretsin.
Hadi öptüm.
N.

13 Şubat 2013 Çarşamba

Kadınlar..

D&;R 'ın en çok satanlar listesinin ilk 5inde; 1- Düğümlere Üfleyen Kadınlar 5- Sessiz Kadınlar...

Bu da şunu gösterir sevgili okurlar; kadının konumu, kadının gücü, kadının seksapalitesi her ne boku yüksek olursa olsun, ataerkil yaşam tarzı devam ettikçe kadının asla değeri olmayacak.

Hadi diyeceksiniz bilgisiz kesim kötü şartlarda yaşıyor, hırpalanıyor vs. şu yukarıda gördüğünüz sıralama bilgisiz kesimin sıralaması değil, dikkatinizi çekerim; gayet bilgili, değilse bile bilgilenmeye çalışan, kendini eğiten kesimin sıralaması.

İnsan korkunun ne demek olduğunu bilmezse korkmaz. Hırpalanmanın, hor görülmenin, küçümsenmenin, sessiz kalmanın ne manaya geldiğini bilmeyen kadın da adı üstünde böyle bir şeyin varlığından haberdar olmaz, alıp o kitapları okumaz. Bilmez çünkü terimlerin ne hissettirdiğini.

Kadın her ne olursa olsun, cahil de olsa, fahişe de olsa, zengin de olsa, profesör de olsa erkelerin asla sahip olamayacağı bir şeye sahiptir, doğurganlık. Malesef bu bizi her daim üstün kılıyor. Yaşamı, yaşamın değerini erkeklere nazaran daha iyi biliyoruz, o duyguyu yaşıyoruz çünkü. Kaybetmenin acısını, kazanmanın sevincini daha coşkulu yaşıyoruz, çok konuda duygularımız daha yoğun, bunlar da doğurganlığın getirileridir. Merhametli olmak, bağışlayıcı olmak da ona keza.

Yıprattığınız, dinlemediğiniz, başını okşamadığınız kadınlar olmazsa siz bi sike yaramazsınız sevgili erkekler, aklınızda olsun diye söyledim.

N.

12 Ekim 2012 Cuma

Sevişmek!

Su vücudumuzun 4/3'dür ve bizim için yaşamsal değerdedir. Kısa vadede su olmadan yaşayamayız, uzun vadede düşünürsek de yiyecek olmadan, di mi?

Kişisel olarak düşünürsek su ve yemeksiz bir hayat olmaz fakat bu, işin bencil tarafı. Arkadaşım, biz sevişmezsek su ve yiyeceğe ihtiyaç duyacak nesiller oluşamayacak o halde şu sonuç çıkar; su ve yemek şahsi olarak herkesin ana ihtiyacı; sevişmek ise dünyanın devamlılığının ihtiyacı su ve yiyeceklerden önce.

Sevişmekten güzel ne var diye düşünüyorum..
düşünüyorum...
hala düşünüyorum..
şunlara değişilir mi acaba;
Çok sıkıştınız altınıza işemek üzeresiniz, saatlerdir tutuyorsunuz ve ne işeyecek bir tuvalet ne de en az onun kadar uygun bir yer buldunuz derken.. aman tanrım işte işenecek bir yer ve işiyorsunuz, mükemmel derecede rahatlatıcı.
Yine çok sıkıştınız bu sefer büyük tualetiniz! Offf.. Patlayacaksınız, bu kadar berbat bir duygu olabilir mi, tutmakta nasıl zorlanıyorsunuz anlatamam... ve işte boşaltım sisteminizi rahatlatacak bir yer. Bu da eşsiz derecede rahatlatıcı.
Bu sefer fotoğraf çekiyorsunuz, modelinizi mükemmel bir pozda yakaladınız, içiniz titret. Bu zevki dünyada hiçbir şeye değişemeyeceğinizi düşünürsünüz ve tüyleriniz diken diken olmuştur.

Değişilir mi sevişmek, mithiş derecede rahatlatıcı yahut içinizi olabildiği kadar titreten şeylere?
Hayır. Çünkü sevişmek herşeyi içine alıyor.  Duygusallığı hissediyorsunuz, içiniz ürperiyor dokunuşlarda, zevkin ne manaya geldiğini her seferinde çok net hatırlatıyor size, üstün olma becerinizi ortaya çıkarıyorsunuz bu da sizi daha kendine güvenli bir insan yapıyor, dünya sorunlarıyla hiçbir bağlantınız kalmıyor, yenileniyorsunuz, tutkuyla hedeflerinize nasıl da rahat ulaşabileceğinizi yeniden ve yeniden kanıtlıyor size, aşkın mucizevi derecede herşeyi altüst edebileceğini söylüyor size her seferinde, doruklara ulaşmak için çabanın gerekli olduğunu ve asla vazgeçmemeniz gerektiğini anlatıyor, şefkati; önemsenmeyi; duyguların karşılıklı olduğunda nasıl da mükemmel bir yaşama sürüklediğini hatırlatıyor, arzunun önemini kavrıyorsunuz, gerektiğinde nasıl sert olabileceğinizi, ya da yumuşacık bir insana nasıl dönüşebileceğinizi öğretiyor. Dünya üzerindeki hangi eylemde var bunca kendini öğrenme ve uygulama? Hiçbirşeyde.

Sevişin gençler sevişin, zevkine payidarı yoktur bu işin. "Neyzen Tevfik"
Öperim.
N.